O bir Goktug Gedik!

18 November 2008

Sosyal Şebeke mi Sosyal Ağ mı?

Yazar: admin | Kategori: Uncategorized

Nedir doğrusu? “Social Network” dediğimiz şeyin türkçesi “Sosyal Ağ” ise, “Social Web” nedir?

Sosyal Şebeke” şeklindeki kullanım gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla çok çok az. Ancak bu konudaki bazı akademik yazılarda rastlamak mümkün. Çoğunluk ise (ben dahil) “sosyal ağ” şeklinde kullanıyor.

Bir de şu var, “sosyal” kelimesi bize ne ifade ediyor? “Sosyalleşmek” ne demektir? Türkçe’deki sosyal kelimesinin karşılığının pek hakkının verilmediğini düşünüyorum.

Benzer bir durum da “User Generated Content”te mevcut. Friendfeed’de de konuşmuştuk, pek çok farklı öneri geldi, “%100 budur” diyebileceğimiz bir tanım çıkartamadık bir türlü… En yakın olarak “Kullanıcı Kaynaklı İçerik” veya “Kullanıcı Tarafından Oluşturulmuş İçerik” diyebiliyoruz.

Türkçe’ye çevirilerde çok sıkıntı yaşıyoruz. Bir türlü tam karşılığını bulamıyoruz, belki bulduğumuzda da çok geç oluyor, ne dilimiz alışıyor ne de kulağımız.

Etiketler: , , , ,

16 November 2008

Hayatımı Facebook’ta yaşamıyorum!

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Bana sıkça yapılan eleştirilerden biridir bu: “Hayatını Facebook’ta yaşıyosun”. Halbuki hiç ilgisi yok. Ben hayatımı Facebook’ta yaşamıyorum, hayatımın sadece bir kısmının yansıması var Facebook’ta, o kadar…

Son 1 seneye, özellikle de son 6 aya bakıyorum, en çok aradığım, iletişime geçtiğim, hayatımı paylaştığım insanlar ile Facebook üzerinden de kuvvetli bağlarım var. Resimler, etkinlikler, yorumlar, status mesajları hepsi benim hayatımı tamamlıyor.

Sadece evde, bilgisayar başında geçen zaman olarak görmemek lazım bunu. Tam tersine, gün geçtikçe çok daha fazla mobil olarak kullanıyorum Facebook’u. Status güncellemesi bunun ilk örneğiydi. Dışarıda fasılda mıyım, bir gece klübünde eğleniyor muyum, yoksa boğaza karşı keyif mi yapıyorum? Bir dakika içinde bunu bilmek isteyen kişilerle paylaşabiliyorum bu bilgiyi. Şimdi ise resim çekip göndermek, yorum yazmak, mesajlara yanıt vermek gibi çok çeşitli şekillerde de etkileşimi arttırabiliyorum.

Ailem ile her gün konuşamasam da onlar benim hayatımı artık çok daha yakından izleyebiliyorlar. Arkadaşlarımı, ruh halimi, nereye gidip ne yaptığımı, nelerden hoşlandığımı belki hiç olmadığı kadar iyi bilebiliyorlar. Albümlerim arasında dolanıyorlar, resimlerimin altına yorum yapıyorlar, üzgün olduğumu veya mutluluğumu ifade eden statu mesajlarımdan sonra yorum yapıyorlar, telefonda tüm bunlar üzerine konuşup kritiğini bile yapıyoruz :) Bir annenin, bir babanın evladının kimle, nerede, ne yaptığını bilmek istemesi kadar doğal bir şey olabilir mi?

“News Feed” e bakarak 5-10 arkadaşımın hayatında neler olduğuna dair bir fikrim oluyor 30 saniye içerisinde. Lise arkadaşlarımın askere gittiğini, üniversite arkadaşlarımın bazılarının evlendiğini, ilkokul arkadaşımın tv programında kimleri konuk ettiğini birkaç saniye içerisinde öğrenebiliyorum, anında yorum yazabiliyorum.

Kısacası Facebook sayesinde çok daha fazla kişi ile çok daha verimli iletişim kurabiliyorum. Bu yeni bir iletişim yolu, eskisini çöpe atmıyor. Değişen hayatlarımızda, geleneksel iletişim yöntemlerimize alternatif sunuyor sadece.

Hayatımı Facebook’ta yaşamıyorum. Facebook benim için bir araç, daha fazla arkadaşımla daha fazla etkileşim kurmak için, hayatta neler olup bittiğini daha iyi takip edebilmek için. Zamanında kitapları, sanatı, televizyonu, bilgisayarı, interneti, oyunları gördüğünüz gibi lütfen Facebook’u bir tehdit olarak görmeyin…

Etiketler: , , ,

25 October 2008

Blogger kapansa da yeni blog’lar hep olacak

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Uzun süren bir suskunluğun ardından bomba gibi geri döndüm!

Yeni blogumda teknoloji, mobilite ve iş dünyası ile ilgili yazılar olacak. Burası ise daha kişisel bir blog olarak devam edecek.

Mümkün olduğunca ingilizce yazmaya gayret edicem, ama bazı bazı almanca, fransızca, rusça ve italyanca da yazabilirim :) Burası ise türkçe devam edecek.

Hayırlı olsun diyelim!

Etiketler:

17 August 2008

Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Ben de destek veriyorum! Birkaç ay önce yazdığım bu yazıdaki fikirlerim hala geçerli.

Herkesi destek olmaya davet ediyorum. İnternetimi istiyorum…

http://anafikir.com/sansur

17 August 2008

Yanıtlar hayatın içinde gizli

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Lisede, üniversitede hep şöyle yorumlar olur ya hani: “Abi o ders iğrenç bi ders, tamamen gereksiz, zerre zevk almadım, sakın alayım deme, pişman olursun” ya da “Hoca acayip kıl, zaten bana taktı, aptal aptal şeyler söylüyo”. Çoğu zaman bu yorumlara aldırış etmezdim. Çünkü karşımdaki insanın bakış açısı ile benimki arasındaki farkın, o derse veya hocaya olan bakışımızı ciddi anlamda etklediğinin farkındaydım.

Çok ders biliyorum, başkaları tarafından hiç beğenilmese de benim için çok keyifli geçen, ya da başkaları için çok “kastırıcı” olan sınavların benim için çok daha kolay olduğu, ya da tam tersi…

Şöyle düşünelim… Bir ürün alacaksınız, satın almak için ürünün açıklamalarına baktınız ve üretici firmanın ürünle ilgili açıklamalarını okudunuz. Yetmedi, ürünle ilgili yorumlara baktınız. Yetmedi, arkadaşlarınıza sordunuz. Neden?

  • Üretici firma benim için yeterince güvenilir bir kaynak değil.
  • Kullanıcıların yorumları biraz daha iyi ancak hala yeterince güvenilir değil. (Yukarıda açıkladığım nedenden dolayı)
  • Benim tanıdığım insanların yorumlara daha güvenilir ve doğru. Ama her tanıdığım için bile bu geçerli değil.
  • Asıl benim için önemli olan, o konudaki yorumlarına güvendiğim, konu hakkında bilgi birikimi olan veya benimle benzer bir düşünce yapısı olan bir arkadaşımın yorumları…

Dolayısıyla benim için önemli olan yorumlar aslında çok küçük bir kitleden geliyor. Ama 100 sıradan, tanımadığım kişinin yorumundansa, o konuda bilgisine ve deneyimine güvendiğim 1 kişinin yorumu benim için çok daha kritik oluyor. :)

Belki de önümüzdeki yıllardan buna benzer uygulamaların (belki facebook application’larının) hayatımıza girerek satın alma kararımızı etkileyeceğine tanık olacağız. Hatta bu alanda hayata geçen birçok site var bile… “Social shopping” de bir anlamda bu aslında! Tanımadığım insanların yorumları yerine yakın çevremdeki insanların, hatta bu çevrede belli konularda uzman olduğunu bildiğim arkadaşlarımın yorumları…

Bir karar vereceğim zaman, fikirlerine ve yorumlarına değer verdiğim (benim) arkadaşlarımın o konudaki yorumlarına çok daha fazla değer veriyorum! Hepimiz aslında her zaman sosyal alışveriş yapıyoruz! Sadece bunu somut olarak görmüyoruz, toparlayamıyoruz, kenara yazmıyoruz…

Aslında tüm bu fikirler hayatımız içinde var. Yaşadığımız hayat bize tüm yanıtları sunuyor. Mesele sadece hayata farklı bir gözle bakabilmek ve bunları yakalayabilmek…

Peki bunları yakalayabilmek için ne yapabiliriz?

10 August 2008

Hoşgeldin Wordpress! (yeniden)

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Ocak ayı sonunda wordpress’ten blogger’a geçmiştim. Gördüm ki blogger’daki basitlik benim istediğim değil. Blogum üzerinde daha fazla kişiselleştirme, çok daha fazla müdahale yapmak istiyorum.

Her ne kadar 2 günlük Bandırma tatilimin içerisinde olsam da, hızlı bir gaza gelmenin ardından oturup 30 dakikada kendi web sitemde bir wordpress hesabı yaratıp blogger hesabımı wordpress’e atabildim. Hem de birkaç tıklama ile! :)

Hemen ardından yakuter’de gördüğüm bir tema ile de destekleyince “dadından yinmez” bi blog’a kavuştum…

Hoşgeldin wordpress! Artık yeniden beraberiz… :)

01 August 2008

Language of my FriendFeed stream

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

30 July 2008

Home Office OUT, Out of Office IN

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Evde çalışmaktan keyif alanlardanım ama buna ek olarak ev dışında çalışmaktan daha fazla keyif alanlardanım :) Laptop’ımı ve şarj adaptörünü alıp farklı cafe’lere kurulup çalışmak, farklı ortamlarda bulunmak benim için hem keyifli hem de ilham verici oluyor. Ama bazen çeşitli sorunlar can sıkıcı olabiliyor…

Bunlardan bir tanesi internet erişiminde yaşadığım sıkıntılar. Her yerde WiFi olmuyor. Geçtiğimiz sene TTNet WiFi hot-spot’larının sayısını hatırı sayılır ölçüde arttırmış ve benim gibileri oldukça rahatlatmıştı. Ama geçtiğimiz aydan itibaren bu hot-spot’larının kullanımına getirdiği sınırlamalar sebebiyle artık neredeyse ücretsiz olarak kullanılamaz durumdalar.

Bir diğer sıkıntı laptop’ların pil ömrü. Her yerde priz bulmak kolay olmuyor ya da priz olan yerde rahat oturulamıyor. Şarj olmayınca da tüm eğlence –benim için- en fazla 2 veya 2,5 saat sürüyor. Ayrıca laptop’ın adaptörünün kocaman olması, kabloları da buna ekleyince taşımanın ve yerleştirmenin sıkıntısı artıyor.
Taşımak demişken, 15” ve üzerinde ekrana sahip bir laptop’a sahipseniz taşımak ve kullanmak daha da işkence oluyor. Özellikle 17” ekranı olanların pek de “taşınabilir” olduğuna inanmıyorum şahsen :) Özellikle masa olmayan yerlerde hem kapladığı yer hem de açığa çıkarttığı ısı sebebiyle aslında laptop’lar ciddi bir sıkıntı kaynağı diyebilirim.

Tüm bu sebeplerle ev dışında çalışmak, beklenildiği kadar basit ve keyifli olmayabiliyor. Peki ne yapılabilir? Dışarıda çalışmayı sevenler için önerilerim şunlar:

  • 13” veya daha ufak bir laptop ve aynı ufaklıkta bir şarj (şarz değil) adaptörü
  • Uygun bir taşıma çantası
  • WiFi hot-spot’lara bağımlı olmamak için bir EDGE/3G destekli USB/PCMCIA modem

Bu konuda ilk aklıma gelen örnek Sony’nin 13”lik laptop serisi. Ufak olmasına aldanmamak gerekiyor. 13”lik ekrana, inceliğine ve hafifliğine rağmen oldukça güçlü konfigürasyona sahip laptop’lar bulmak mümkün. SZ, Z ve SR serileri 13”, TZ serisi ise 11”lik ekranları ve 6 saate ulaşan pil ömürleri ile efsanevi durumda. Ancak bu güzel özellikler oldukça pahalıya geliyor :)

Alternatif olarak Asus’un Eee PC’si ve Acer Aspire One, Sony karşısında çok daha cazip kalıyor. Dışarıda ciddi bir işlemci gücü, güçlü bir ekran kartı veya çok büyük bir disk kapasitesine pek de ihtiyaç duyulmayacağı düşünüldüğünde kompakt tasarım, yeterli özellikler ve 8 saati bulan pil ömrü ile Asus ve Acer ideal bir laptop olarak düşünülebilir. Ufak tasarımı tamamlayan bir diğer unsur da şarj adaptörünün normal bir laptop’a göre çok daha minik olması. Böylelikle laptop ile beraber şarj adaptörünün taşımak daha da kolay ve pratik hale gelecektir.

Laptop tarafını hallettikten sonra gelelim internet bağlantısı kısmına… TTNet’in WiFi erişimine getirdiği sıkıntılardan sonra herkesin derdi kendi internet erişimini müşterilerine sağlayan cafe’ler bulmak. Bu cafe’lerde olması gerekenlerin listesini yaparsak:

  • Koltukları rahat olacak
  • Uzun saatler boyunca garsonların sizi rahatsız etmediği bir ortam olacak
  • Bol bol priz olacak
  • Ortam sessiz olacak veya ortamda hafif bir müzik yayını olacak
  • İstediğiniz gibi kullanabileceğiniz, sorunsuz bir internet erişimi olacak

Gün geçtikçe daha fazla cafe’nin laptop ile çalışanlar için daha uygun ortamlar sağladığını düşünebiliriz. Ancak yine de internet erişimi hala ciddi bir problem. Bu konu da Turkcell’in müşterilerine sunduğu ConnectCard ile çözüme ulaşmak mümkün. Özellikle internet paketlerinin ücretlerinin oldukça ucuzlaması sonucunda kullanıcılar için çok cazip paketler mevcut şu anda. 3G de gelmiş olsaydı eğer aylık paketlerin ADSL paketleri ile rekabet edebilecek seviyeye gelebileceğini söyleyebilirdim, ama o durumlar karışık, girmeyelim şimdi :)

Sonuç mu?

  • Mevcut 14” lik ağır laptop’ımı değiştiriyorum, 11″ ve daha ufak bir model alacağım
  • Taşıma çantamı daha kompakt bir modelle değiştireceğim
  • ConnectCard’ım hep yanımda olacak :)
  • Rahat bir cafe de bulup keyfime bakacağım!

İstanbul’da rahat bir cafe mi? Buyrun buradan yakın: http://friendfeed.com/rooms/open-office-istanbul :)

30 July 2008

Daha verimli bir FriendFeed istiyorum!

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Göktuğ Oğuz bugün GeekLunch‘ta süper bir mini uygulamadan bahsetti: Read Later.
FriendFeed’in sıkı takipçileri sık sık benzer bir problemle karşılaşırlar. 1 gün bile FF’i yakından takip edemezsen okuyacak o kadar çok şey birikir ki nerden başlayacağını bilemezsin. Bu adresteki Read Later eklentisi buna süper bir çözüm sunuyor.

Feed’lerin yanında comment, like ve hide’a ek olarak bir de “later” çıkıyor. Bu sayede dakikalar içerisinde FF’in derinliklerine gömülecek bir feed’i sonradan okumak için işaretleyebiliyorsunuz. Okumak içinse yukarıdaki “Read Later” tab’ına tıklamak yeterli!

Nasıl ama? Ben bayıldım ;)

Ha unutmadan, buna ek olarak bir de herhangi bir link için kullanabileceğiniz Firefox Extension’ı “Read It Later” var. Bu adreste, hem de başka bilgisayarlarla sync bile oluyor! :)

Süper süper süper!
Teşekkürler Göktuğ :)

30 July 2008

Boyun/omuz ağrısı olası sebepleri

Yazar: goktug | Kategori: Uncategorized

Bir düşünelim…

  • Mouse kullanırken kasılıyorum sanırım
  • Klaveyede “enter” tuşuna çok sık ve sert mi basıyorum yoksa?
  • Belki de ofisteki koltukta biraz fazla kaykılarak oturuyor da olabilirim
  • Sağ omzum üzerine mi yatıyorum geceleri?
  • Servisteki koltuk zaten beni yamuk oturmaya zorluyor
  • Ofisteki klima benim sırtıma mı vuruyor acaba?
  • Araba kullanırken sağ koluma fazla yük veriyor olabilir miyim?
  • Laptop göz hizamda olmadığı ve yeterince yakın olmadığı için hem masaya doğru eğilip hem de kasılıyor muyum bazen?
  • Kocaman ve ağır çantamı her gün kaplumbağa gibi *özellikle* sağ omzumda taşıyorum galiba
  • Evdeki masa-sandalye yükseklik ayarını tutturamayınca masa biraz yukarda kalıyor sanırım
  • Yatarken camı açık bırakıyorum, bu aralar da hava serindi biraz…

Bir daha düşündüm de… Kolumun hala sağlam olup çalıştığına şükrediyorum :)

Etiketler: , , ,

Kategoriler

Archive

Hakkında

Burayı sidebar-2.php dosyasında değiştirebilirsiniz.

Burada site ve yazarı hakkında kısa ve öz bilgi bulunabilir.