Markalar kapıma dayandı!

May 3, 2009
Thumbnail image for Markalar kapıma dayandı!

Artık alışkanlık haline geldi sanırım, apartmandaki bir eve bakkaldan veya bir restorandan sipariş gidiyorsa tüm posta kutuları, asansörün içi ve kapılar broşür magnet vs ile dolup taşıyor. Bu olay özellikle Ataşehir’de resmen dayanılmaz hale geldi, spam olayını aşmış durumda, posta kutumu 2 günde bir temizlemek zorunda kalıyorum.
Şimdi ise yeni bir furya başladı. Kapı önüne bırakılan [...]

2 comments Hepsini göreyim →

Neler çekiyor şu gözlerim…

May 2, 2009
Thumbnail image for Neler çekiyor şu gözlerim…

Ah şu gözlerim, üzülüyorum kendileri için. Ne kadar kötü kullanıyorum, ne kadar zorluyorum onları… Gün içinde gözlerimin ortalama 6-7 saat kapalı olduğunu düşünürsek eğer, geri kalan zamanda “nerelere” baktıklarını çıkartmaya çalıştım. Sonuç pek iç açıcı değil.

Uyandıktan sonra yüzümü gözümü yıkayıp, hatta bazen yıkamadan telefonun ekranına bakıyorum.
Servise biniyorum, ya uyuyorum (gözler kapalı) ya da yine telefonda [...]

0 comments Hepsini göreyim →

Metrobüs geldi ama…?

April 23, 2009
Thumbnail image for Metrobüs geldi ama…?

Aylarca eziyet çektik, 1.köprü işkence haline geldi, beşiktaş felç oldu, yollar tıkandı… En sonunda metrobüs anadolu yakasına geçti…
Geçti de… Metrobüs tantanası bitmedi bir türlü. Son olarak da trilyonluk metrobüslerin “metrobüs hattına uygun olmadığı” gerekçesiyle kızağa çekildiği açıklandı.
Ben ise farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Emniyet şeridi
Dikkati çekmemesi mümkün değil. Tüm bu metrobüs inşaatı sırasında yollar [...]

0 comments Hepsini göreyim →

Sosyal medyayı basan basana!

April 20, 2009
Thumbnail image for Sosyal medyayı basan basana!

Büyük şirketlere ek olarak son zamanlarda özellikle yabancı ünlülerin de (celebrity diyelim) twitter kullanmaya başladığını okuyoruz, izliyoruz. Bu furya Türkiye’yi de birkaç hafta içerisinde tamamen saracak gibi görünüyor.
“Neden böyle bir şey oluyor?” sorusuna verebileceğim en iyi cevap sanırım şu sıralar okuduğum Malcolm Gladwell‘in “Kıvılcım Anı” adlı kitabından esinlenerek vereceğim “Çünkü Twitter’ın kıvılcımı alevlendi…” =)
Türkiye için [...]

0 comments Hepsini göreyim →

Spikersiz maç “maç” mıdır?

April 20, 2009
Thumbnail image for Spikersiz maç “maç” mıdır?

Küçüklüğümden beri spikerlerin maç anlatışını sevmişimdir. Hangi ufaklık kendi kendine maç anlatmamıştır ki Türkiye’de? Elimize bir mikrofon geçse “evet sevgili seyirciler..” diye söze başlamaz mıyız hep? =)
Spiker güzel anlatıyorsa maç bir kat daha güzelleşir, izlemek bir o kadar daha zevk verir bana… Ama bazı spikerler o kadar kötü ki, maç zevkinin içine ediyorlar resmen…
Geçtiğimiz hafta [...]

2 comments Hepsini göreyim →

İş Ahlakı

April 17, 2009
Thumbnail image for İş Ahlakı

Ekim‘in friendfeed’deki bir yazısını görünce aklıma geldi…
Yıllar önce, daha ben lise, belki de ortaokuldayken babamın hava kuvvetleri anı yüzüğünü yenilemesi gerekiyordu. Yıllar içinde o kadar yıpranmıştı, yüzük o kadar incelmişti ki artık değişmesi gerekiyordu.
Babamın gençliğinden hatırladığı ve yüzüğü yaptırdığı bir yahudi kuyumcuyu aramak üzere Beyoğlu’nun arka sokaklarında dolanmaya başladık. Tabi ne isim hatırlıyoruz ne de [...]

5 comments Hepsini göreyim →

Toplantı organize etmek zor iş…

April 7, 2009
Thumbnail image for Toplantı organize etmek zor iş…
1 comment Hepsini göreyim →

Friendfeed değişiyor…

March 31, 2009
Thumbnail image for Friendfeed değişiyor…

Ocak ayı sonunda sormuştum “Frienfeed ileride nasıl olacak?” diye…
Bence Friendfeed’deki dönüşüm başlamış durumda. Özellikle son zamanlarda teknoloji ve web dünyasının dışında da bir çok post görüyorum. Rahatsız ettiğinden değil, ama ilgi alanlarına göre grupların biraz daha yaygınlaşması gerketiğini düşünüyorum.
Home Feed’i gruplayarak kişilerin feed’lerini segmente etmek mümkün, ancak aynı kişinin farklı konulardaki postlarını da yavaş yavaş [...]

1 comment Hepsini göreyim →

Birinci nüsha bizde kalsa?

March 27, 2009

Kredi kartı ile ödeme yaptıktan sonra POS makinesinden çıkan ilk nüsha iş yerine aittir. İkinci nüsha ise müşteriye. Bu sebeple ilk nüsha çıktıktan sonra, cart diye kopartılır ve kenara konulur. Sonrasında ikinci nüsha cart diye kopartılır ve kartla birlikte müşteriye verilir. 
Neden böyle? Birinci nüsha müşteriye verilse daha pratik olmaz mı? 
* şifreyi gir
* birinci nüsha çıksın [...]

1 comment Hepsini göreyim →

Neden netbook almaktan vazgeçtim?

March 26, 2009
Thumbnail image for Neden netbook almaktan vazgeçtim?

Uzun zamandır netbook’lar ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum. Kısmet bir MacBook aldıktan sonraymış :)
Aylardır herkese anlatıyorum “bakın netbook diye bir şeyler var, pil ömrü şu kadar, şöyle güzel böyle güzel… Ben de alıcam, taşıması kolay, şudur budur…” Peki neden ben gidip bir MacBook aldım?

Kendimce sebeplerimi sıralayayım istedim. Hem iç huzurum hem de bu konudaki [...]

3 comments Hepsini göreyim →